İnegöl'ün ihracatına katlamalı artış

Yazının Giriş Tarihi: 17.03.2025 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.03.2025 00:05

İşimiz gereği birçok siyasi isimle yüz yüze gelip kendileriyle ilgili fikir edinme fırsatını buluyoruz. İlk dönem seçilmesinin hemen akabinde bir araya geldiğimiz İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban'la geçtiğimiz günlerde de bir araya geldik. İlk önce seçildiği günlerdeki gibi mütevazı kalmaya devam etmiş olduğunu belirtmek isterim. Siyasilerde hızlı cevap verme ve söylem üstünlüğü önemli bir meziyet. Bununla beraber özellikle halka karşı mütevazı olmak işin can alıcı noktası. Sık sık dile getirdiğim bu koltuklar gelip geçici ve süre çok kısa sözünü kendisinden de duydum. Siyasetin en büyük illüzyonlarından birisi olan zamanın hızlı akması konusunu çok iyi idrak etmiş. Belediye başkanları içerisinde ilk günkü mütevazılığı ve iletişime açıklığı Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'da net şekilde görüyorduk, Alper Taban da bu kategoride yer alıyor.

SEKTÖRDEN ENDÜSTRİYE GEÇİŞ

Şu ana kadar yazının başlığı ile ilgili konulara girmeden önce kısa bir Alper Taban kritiğini yapmak istedim. İnegöl'ün ihracatı uzun yıllar 750 milyon dolar bandında sıkışıp kalmıştı. İnegöl için 1 milyar dolar seviyesi büyük bir dirençti. Neyse ki kısa sürede İnegöl'ün ihracatı katlamalı olarak arttı ve bugün 1 buçuk milyar dolara ulaştı. Yazıyı okuyanlar gibi bende mobilya sektörü işin içine girince doğal diye düşünüyordum ta ki Alper başkanın paylaştığı verileri görene kadar. İnegöl ihracatında mobilyanın payının yüzde 50'lerde olduğunu aktaran Alper Taban dünya mobilya pazarında yerimizin yüzde 2 olduğunu bunu arttırabilmek için attığı adımları ayrıntılı bir şekilde anlattı. Sektörel planlama ve mükemmeliyet merkezi gibi hamlelerle kara düzen ilerleyen mobilya sektörünü 'mobilya endüstrisi' haline getirmenin hedefini kendisine belirlemiş. Onun ötesinde çoğu KOBİ ve aile şirketi vasfında olan üreticilere de geride kalan sürede benimsetmiş durumda. Yani geride kalan ve bir rüya hızında geçen zaman içinde Alper Taban belediyenin rutin hizmetlerini yapmakla yetinmemiş. Modernizm sonrası post modernitede siyasilerden beklediğimiz üzere topluma hedef gösterme ve istikamet belirlemede de inisiyatif almış durumda. Geldiği dönemde 750 milyon dolar batağında olan ihracatın 1 buçuk milyar dolar seviyesine çıkmasında aktif bir rol üstlendiğini bildiğimiz Alper Taban'ın İnegöl için koyduğu hedef mobilya da 2 milyar dolar toplamda da 3 buçuk milyar dolarlık ihracat rakamı.

HEDEFLER ULAŞILABİLİR NOKTADA

Tabii ki hedef koymak ve bunları kamuoyuyla paylaşmak önemlidir. Bizler bu iddia ve hedeflere sıklıkla muhatap oluruz. Gittiğim birçok sunumda, lansmanda ortaya konulan hedeflerin tutup tutmayacağına dair meslek büyüklerimin anlık taze yorumlarını merakla dinlerim. Yüzde 90 oranında bulunduğum masanın kanaati tutar. Gazetecilik mesleğine yıllarını vermiş üstelik sadece zaman harcamamış meslek büyüklerimden öğrendiğim şu ki; ‘ortaya konulan hedef bir alt yapıya sahip mi? Gerekli plan oluşturulmuş mu? Bu planı icra edecek kişi bu işin altından kalkar mı?’ gibi bir dizi kriter mevcut. Geride kalan dönemde yaptıkları da büyük bir ipucu oluyor. Benim bu veriler ışığında gördüğüm kadarıyla Alper Taban kara düzende ilerleyen mobilya sektörünü yeni dünya düzenine adapte edebilecek ve endüstri haline getirebilecek planını yapmış ortaya koyduğu rakamlarda bu veriler ışığında ulaşılabilecek sevilerde.

BELEDİYECİLİĞİN DEĞİŞEN FONKSİYONU

Polonya'nın AB bölgesi üretim üssü haline geldiğine dair kulaktan kulağa yayılan bir duyum var. Bu duyum mobilyada da böyle. Polonya'nın mobilya ihracatı pastasından aldığı pay yüzde 9 noktasına çıkmış. İnegöl ile bağlantılamak gerekirse Taban'ın söylemlerine geri dönüyor ve sözlerinden 'sektörel planlama' ve 'profesyonel yönetim' başlıklarına parantez açmak istiyorum. İnegöl mobilya sektörüne ve sorunlarına baktığımızda işletmelerin verimsizliği, kolektif üretim esaslarında bulunmama ve en önemlisi markalaş(ama)ma problemlerini bir çırpıda sayabilir. Daha öncede ifade ettiğim gibi böylesine köklü sorunları kişiler ya da işletmeler çözemez, burada devletin istikamet verici bir nosyonda olması gerekiyor. Taban'ın tavrını bu açıdan çok önemli buluyorum. Konulara hakimiyet siyasilere yönelik yaptığım değerlendirmelerde hep ön planda olmuştur. Alper Taban'ın anlattıkları klasik belediyeciliğin ötesindeydi. Karşımda güçlü bir holdingin üst düzey yöneticisi varmış izlenimi edindim. Vücut dili, tonlamaları, diksiyonu gayet başarılıydı.

İnegöl’de halkın da desteğini kazan Başkan Taban, çalışmalarını da halkın görüşünü katarak yürütüyor. Aslında önemli bir yöneticilik örneği sergiliyor.

Yükleniyor..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Yeni Dönem Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.