Birkaç gün evvel İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olmak için çıktığı yolda ortaya koyduğu stratejiyi analiz etmeye çalışmıştım ve gazetecilik şansı yanımda oldu; yazıdan birkaç gün sonra Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta ki önseçim öncesi Bursa’ya geleceği haberini aldık.
Öncelikle şunu anlamayanlara ve bilerek yanlış anlayanlara bir kez daha belirteyim ki, siyasilerle ve siyasal süreçlerle ilgili yazdığımda, yazı konuma dahil olan kişi parti ve olaylarda taraf tutmaktan ziyade süreçleri analiz etmeyi ve yapabildiğim ölçüde gelecekte neler olabilir diye bir projeksiyon tutmaya çalışıyorum. Ekrem İmamoğlu da şuan için kabul edelim Türkiye’de üzerine en çok konuşulan, ne yapmaya çalıştığı merak edilen birkaç isimden birisi.
İmamoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in seçim öncesi aday olma taktiğini uygulamaya koyduğunu öngörüyorum. Gelinen noktayı tahmin etmek için siyasetle çok ilgili olmaya çok da gerek yoktu. Ekrem İmamoğlu İBB’ye ilk aday olduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hedef tahtasına konulduğu andan itibaren adaylık potansiyelini giderek büyüttü.
Erdoğan’ın sürekli onu muhatap alması bir taraftan büyük bir risk, bir taraftan da önemli bir fırsattı. Bu baskının altında da kalabilirdi ancak Ekrem İmamoğlu bu riski fırsata çevirerek İBB’deki alanını daha genişletmek için kullanmasını bildi. Tıpkı daha önce İBB Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığının çok ötesinde konulara girerek alanını genişletmesi gibi.
YENİLGİ YENİLGİ BÜYÜME METAFORU
Erdoğan ile İmamoğlu’nun benzerlikleri oldukça fazla. Tekrarlanan seçim sürecinde de halen AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı’ndaki koltuğunda bulunan Ali İhsan Yavuz’un ve dönemin AK Parti İstanbul İl Başkanı’nın süreci AK Parti aleyhine yürütmeleri ve son kertede durumun halkla inatlaşma noktasına gelmesi ikinci seçimde İmamoğlu’nun büyük bir farkla kazanmasıyla sonuçlanmıştı. O ünlü şiirdeki gibi ve siyasette de önemli bir metafor olan ‘yenilgi yenilgi büyüme metaforu’ gerçekleşmişti.
Sonrasındaki her süreçte Ekrem İmamoğlu her fırsatta kendi alanını açtı ve 23’ündeki seçimde büyük ihtimalle CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak sahnedeki yerini alacak. Bana kalırsa seçime yıllar varken aday olması da, erken genel seçim yapılması halinde de her türlü kendisini avantajlı bir noktaya taşıdı.
AK PARTİ DİKKATLE İZLEMELİ
İmamoğlu, Bursa’da yaptığı konuşmada oldukça canlı ifadeler kullandı ve yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı muhatap aldı. Konuşmasının en önemli anlarından birisi kameraya bakarak, “Biliyorum beni izliyorsun, sen gideceksin artık” demesiydi. Ceketini çıkartıp kollarını sıvaması ve salona ‘Siz de çıkartın, kolları sıvayın, yapacak daha çok işimiz var’ demesi de önemli anlardandı. Salonun coşkusu ve katılımı CHP’nin iktidara inanmaya başladığını gösteriyor diyebiliriz.
Bu noktadan sonra çok da anlamlı olamayan diploma konusu da, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kongre yapma girişimleri de, İmamoğlu’nun sürecini etkilemez gibi duruyor. Geçen yazımda da ifade ettiğim gibi ben bundan sonra AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hamlelerini bekliyorum. Bakalım bu hamleler İmamoğlu’nu mağdur sıfatına mı sokacak yoksa seçmen ve seçim odaklı mı olacak. Çünkü siyasal hayatı her zaman engellemeler ve hukukun zorlandığı metotlar kullanılarak bitirilmeye çalışılan Recep Tayyip Erdoğan, bunun halk tarafından tepkiyle karşılandığını ve mağdur gördüğü ismin her zaman arkasında durduğunu en iyi bilen isim.
Kendi eliyle İmamoğlu’nu mağdur duruma düşürür mü, böyle bir hata yapar mı? Ancak konu İmamoğlu olunca Erdoğan sağduyulu tavrını bir kenara bırakıp hatalar yapabiliyor. En önemli hatası İmamoğlu’nu muhatap almasıydı. (Tekrar ve tekrar yazmaktan bıkmadım.)
YEŞİLTAŞ LİDERLİĞİ
Geçen yılı son derece başarılı bir şekilde geçiren CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’a da bir parantez açmak istiyorum. Uzun süredir kendi ideolojisinde sağlam, kitlesini coşturabilen, CHP gibi karmaşık bir yapısı olan bir partide tüm olumsuzlukları aşan bir il başkanı olmamıştı. Yeşiltaş CHP’nin olduğu kadar Bursa genelinde tüm partiler içerisinde en başarılı il başkanı hüviyetini bu sene de sürdürüyor.
Salondaki konuşması, CHP İl Örgütü’nü organize etmesi oldukça başarılıydı. Bozbey’le yaptığı güç birliği meyvelerini vermişti. Kendisinden dinlediğim için aktarmakta beis görmüyorum. Seçim arifesinde Muharrem İnce’nin Bursa adaylığı dedikodusu çıkmıştı. Süratle Bozbey’in adaylığının resmen açıklanması için inisiyatif alan ve kafaların karışmasını engelleyen bir liderliği olmuştu. Bu süreçler Yeşiltaş’ı Meclis’e taşıyacak gibi görünüyor. CHP Bursa’da liderliği ilçe kongrelerinde yapılan kısır ufak hesaplı seçimlerin ve hiziplerin üzerinde duruyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de göreve gelmesinden bu yana en iyi konuşmasını gerçekleştirdi. Kısacası Bursa örgütü Ekrem İmamoğlu’na tam desteğini sundu. Bursa her zaman Türk siyasi tarihinde önemli bir merkezdir.
İmamoğlu hem Bursa’da rüzgâr estirdi hem de Bursa’da moral buldu.