Siyaset ekonomiyi de yaktı!

Yazının Giriş Tarihi: 25.03.2025 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.03.2025 00:05

Büyük sorunlarımız var.

Görmezden gelmenin işe yaramayacağı bir dönüm noktasındayız.

Sağ-sol kavgasının yaşandığı dönemlerde genç olan, çoğumuzun anne-babasının yaş grubu çok endişeli.

Sokaklarda çıkan en ufak olayda kederleniyor, polise karşı duran gençleri gördükçe hem onlara hem ülkeye üzülüyorlar.

Sahi neden böyle oluyor?

Neden huzurlu bir güne uyanılamıyor?

Siyasi çalkantılar elbette geçer ama tahribatı yıllarca sürer.

Bir de bu durumdan istifade ederek ortalığı daha çok bulandırmaya çalışanlar var.

Piyasaya yapılan müdahalelere rağmen ekonominin ateşi sönmüyor.

Sosyal medyada dolaşan ‘dolar 50 lira olacak’ iddiasını duymayan kalmadı.

Bu da çarşıya çoktan yansıdı…

Türkiye’nin iki farklı manzarası mevcut.

Gündemle yoğrulanların canı sıkkın bir kenarda olup biteni izliyor; diğer bir kesim ise bayram alışverişinde, cebi yanıyor.

***

Şu tekerleme gibi kullanılan sitem cümlesini biliyorsunuz:

‘Kriz falan yok, AVM, çarşı, pazar ağzına kadar dolu…’

Hafta sonu özellikle de pazar günü böyleydi durum.

Pek çok mağazanın kasa kuyruğu koridora taşmıştı.

‘Bayram indirimi’ etiketleri vitrinleri süslerken, bir gömleğin bin lira olduğu gerçeği değişmedi.

Buna rağmen yaşanılan bir yağmaydı.

‘Abartıyorsun’ diyenler muhakkak çıkar ama az bile söylüyorum.

Yürüyen merdiven de bile sıra olması normal mi?

Bazı mağazalarda da taktik hiç değişmedi.

Fiyatı 3’ten 5’e çıkarıp; indirimle 3’e satmak geçerliliğini koruyor; ‘yeter ki alayım’ güdüsünde olanlar da buna kanıyor.

Tabii bu yağmayı destekleyen diğer unsur, fiyatların daha da yükseleceği beklentisi.

Ne geldiyse başımıza bundan geldi.

Pandemiden beri mücadelemiz bununla…

Döviz kurundaki artış beklentisi -belirsizlik, istikrarsızlık, kriz ortamının harlanması; beklentilerin ne yazık ki gerçekleşme ihtimalini artırıyor.- ‘alabildiğimi alayım yoksa bir daha mümkün değil’ düşüncesini harlıyor!

Halbuki sırf bu hareketlilik bile tek başına enflasyon sebebi…

***

Siyasetin ekonomiye etkisi cuma günü şöyle başladı:

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından Borsa İstanbul endeksindeki kayıp artmaya devam etti.

‘Endekse Bağlı Devre Kesici’ sistemi iki kez devreye girdi.

Uzmanların belirttiğine göre; bankacılık endeksinde haftalık düşüş ise yüzde 26’yı aşarak son yılların en büyük kayıplarından biri olarak kayda geçti.

İmamoğlu'nun 19 Mart'ta gözaltına alınmasının ardından TL, dolar karşısında yaklaşık yüzde 12 değer kaybetti.

Dolar 42 lira, Euro da 45 liradan işlem gördü.

O andan itibaren internet alışveriş sitelerinde fiyat hareketliliği başladı.

Bazı ürünler ise anında stok dışı oldu.

Belli ki birileri ilerleyen günlerde bir sürpriz yapacak ve güncellenen stokları iki misli fiyatla satacak!

Reuters haber ajansı bu süreçte dövize müdahale edildiğini, hesaplamalara göre Merkez Bankası'nın 10 milyar dolar civarında satış yaptığını iddia etti.

Müdahalelerden sonra 21 Mart'ta dolar 37 lira, euro 40 lira civarına indi.

Ekonomi yazarları; belirsizlik borsaları olumsuz etkiliyor, önümüzdeki günlerde dövizin sıçrama olasılığı düşünülerek yabancı çıkışları hızlanabilir değerlendirmesinde bulunuyor.

İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından borsa yeni haftaya yükselişle başladı, döviz ise sakin.

Şüphesiz bu sırada olan maaşıyla kıt kanaat geçinmeye çalışana oluyor…

***

Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son günlerde ortaya atılan iddialara yanıt olarak; görevinin başında olduğunu ve piyasaların sağlıklı işlemesi için gereken tüm adımların atılmaya devam edeceğini belirtti.

Klasik bir köşe yazısı bitişi vardır:

‘Bundan sonra neler olacağını, hep birlikte yaşayarak öğreneceğiz’ diye.

Benim de şu an elimden gelen bu!
Umut dolu günlere uyanmak dileğiyle…

Bursa’da fetih coşkusu başladı

05.04.2025 00:05

Türkiye’de siyasi çalkantıların gölgesinde başka bir konu konuşamaz olduk. Linç kültürü o kadar güçlü ki dikkati başka bir alana yönlendirmek istediğimizde tepki görüyoruz. Hâlbuki arka planda kaçırdığımız çok şey var. Hak, hukuk ve adalet arayışında olanları tenzih ederek siyasi parti, kurum, ki

Ebediyete kadar…

04.04.2025 00:05

Her sene bazı tarihleri kaçırmamak için hatırlatıcı alarmlar kuruyorum. Geçen yıl 4 Nisan’ı kaçırmıştım ama bu sefer yeniden yazacağım. Çünkü bazı yaşanılanlar unutulmamalı; ortak hafızamızda durmalı… Türkiye; zaferlerin, sevinçlerin olduğu kadar acıların da yoğrulduğu bir ülke. Bizi birbirimize

En büyük tehlike: Kutuplaşma

03.04.2025 00:05

Türkiye sevilen, kıymetli bir sanatçısını kaybetti. Videolarda ölüm anını izlerken çoğumuz derinden sarsıldık. Yaşamak pamuk ipliğine bağlı ve her şey ne kadar da sıradan. Bir önceki cümlemde -çoğunluk- ifadesini kullandım. Çünkü görüyorum ki bir ölümü bile siyasete alet edenler var; olup bitend

Bir bayram klasiği

02.04.2025 00:12

Klasikleşen şekilde bir bayramı daha geride bırakırken olup biteni değerlendirelim mi? Alım gücü kalmadı diye vatandaşın çektiği sıkıntıyı dile getirmeye çalışırken; yine iç sesimizin ‘Madem öyle bu trafiğin, çarşının hâli ne böyle?’ dediği süreçlerden biriydi yine. Kamu için tatil süresinin son a

Yağmacıları kim durduracak?

29.03.2025 00:05

Bursa Büyükşehir Belediyesi ‘Mart Ayı Değerlendirme Toplantısı’nın notlarını dün yarıda bırakmıştım. Kaldığım yerden devam ediyorum… BUSKİ’nin borçları kadar -insan sağlığı her şeyden önemli- konuşulması, yazılması ve yetkililer kadar vatandaşın da sesini çıkarması gereken diğer bir husus; su kirlil

Velhasıl BUSKİ borçtan ibarettir…

28.03.2025 00:05

Bayrama az bir süre kala, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ‘Mart Ayı Değerlendirme Toplantısı’na katıldık. Böylece ilkbahara da ‘merhaba’ dedik. İşi para yönetimi olan ve vergilerle boğuşanlar iyi bilirler: Mart ayı, dert ayıdır. Çoğunluğun hoşlanmadığı, kasvetli upuzun bir süreci geri

Arabayatağı'na 650 gün süre

27.03.2025 00:05

Türkiye’de gündem hızlı değiştiği için biz de hızlı adapte oluyor asıl konuları arka plana itiyoruz. Tüm bu siyasi çalkantının içinde ‘bize bir şey olmaz’ derken, yıkıcı bir deprem olsa ne yaparız? Biliyorum, sıkıldınız. Zaten o kadar bezdik ki çevremde ‘dünya batsa da kurtulsak’ temennisinde buluna

Güzellik kaygısı sağlığımızı bozdu!

26.03.2025 00:05

Güzellik algısı tek tipleşmeye yol açarken hem psikolojik hem fizyolojik sorunlara da yol açıyor. Psikolog Zeynep Şimşek ve Diyetisyen Senem Çelik uyarıyor: “Her şeyin aşırısı dikkat çekiyor!” Beğenilmek hiç bu kadar önemli olmamıştı! Yaşadığımız çağın en büyük diktelerinden biri; güzellik. Güze

Siyaset ekonomiyi de yaktı!

25.03.2025 00:05

Büyük sorunlarımız var. Görmezden gelmenin işe yaramayacağı bir dönüm noktasındayız. Sağ-sol kavgasının yaşandığı dönemlerde genç olan, çoğumuzun anne-babasının yaş grubu çok endişeli. Sokaklarda çıkan en ufak olayda kederleniyor, polise karşı duran gençleri gördükçe hem onlara hem ülkeye üzülüyo

Dünyanın en zor ülkesi!

24.03.2025 00:05

Kaosun ortasındayız. Haklı-haksız ayrımı yapacak vakit yok. O kadar bıkmış, bezmiş, umutsuz hissediyor ki insanlar; düşünmek değil harekete geçmek istiyor. Eğrisi doğrusuna karıştı; herkes her şeyi yazıyor, paylaşıyor. İçinde bulunduğumuz süreç hem ülkemiz adına hem de hepimizin geleceği için ço

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Yeni Dönem Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.