Bugün büyük bir yıkımın altında kalan koca şehirlerin, küçük hayatların günü…
Üzerinden tam bir yıl geçtiğine ne bizzat yaşayanların ne doğrudan şahit olanların ne de haberlerden takip edenlerin inanamadığı kara bir güne uyandık tam bir sene önce.
6 Şubat 2023 ülkemizin her ferdinin acı hatıralarla hatırlayacağı bir gün olarak kalplerimize kazındı. Saatler sabaha karşı 04.17’yi gösterdiğinde son güncellemeye göre 53 bin 537 insanımızın hayatını kaybettiği, 35 bin 355 binanın toza dönüştüğü, binlerce kişiyi sevdiklerinden, şehirlerinden, hayatlarından eden büyük bir depreme yakalandık.
Deprem 10 ilde kendini gösterse de Türkiye’nin 81 ili ve beraberinde birçok ülkenin canı, tarifi mümkün olmayan bir yerden yandı. Binlerce anne, baba, çocuk, arkadaş toz ve dumanın arasındaki kaosta bir daha görüşmemek üzere sessizce vedalaştı. Birçoğumuz gibi ben de bu depremle birilerine sessizce veda ettim. Can dostum Osman, annesi Leyla ve ağabeyi Muhammed’i, Kahramanmaraş’ta ağır yıkıma uğrayan Ebrar Sitesi’nde kaybettik. Hatay’da memleketi gibi hayat dolu Melda’yı, annesi ve babasını Rönesans Rezidans’ta kaybettik. Şehir, bina, arkadaş isimleri değişti ama acının ismi hiç değişmedi: yıkım…
Oradan başka bir yerde olamayacağınız bir yere çekildiniz mi hiç? Ben Kahramanmaraş’a, Osman’ın yanına çekildim. Depremin üçüncü gününden itibaren 11 gün boyunca Ebrar Sitesi Z Blok ve Selam Apartmanı’nda gönüllü kurtarma ekipleriyle birlikte çalışmalarda elimden geldiğince yer aldım. Kendi ailelerini, işlerini bırakıp enkaz altındaki canları kurtarmak, en azından onlara bir teselli verebilmek için insanüstü bir çabayla hiç çıkarsız çalışan onlarca gönüllüyle omuz omuza çalıştım.
Gidenleri geri getiremedik, yıkılanı tekrar dikemedik, olanları unutturamadık ama bu acıda yalnız olmadıklarını depremzedelere gösterdik. En azından ben öyle sandım. Geri dönüp bakınca anlıyorum ki bizim baş döndürücü bir hızla değişen gündemimiz hiçbir zaman depremzedelerle aynı olamadı. Onlar her sabah 6 Şubat saat 04.17’ye uyandı…
Osman 5 Şubat gecesi yatağına yatarken ertesi gün motoruyla gezeceği yerleri, yeğenine almak istediği hediyeyi, üniversitesi bittiğinde ne iş yapacağını, belki de Bursa’ya döndüğünde daha sağlam atacağı adımlarını düşünerek uykuya daldı. En sevdiği şarkıları dinlemeyi sabaha sakladı. Hep görmek istediği yerleri gezmek için bir sonraki haftayı planladı. Daha sağlam basabilmek için Bursa’ya dönmeyi bekledi.
Ama sabah olmadı. Şarkılar, geziler, adımlar hiç gelmeyecek yarınlara kaldı. Ben ise 11 gün boyunca birilerinin kolay para kazanma sevdasının eseri olan o 11 katlı binada Osman’ı aradığım her gün 5 Şubat’ta yatağına yatarken onun neler planladığını düşündüm. İşte şimdi, dünya güneşin etrafında tam bir turunu tamamlamadan hemen önce yine aynı şeyleri düşünüyorum.
Gelin bu felaketin izlerini bir de gönüllü çalışanlardan dinleyelim:
Kahramanmaraş Ebrar Sitesi Selam Apartmanı’nda görevli gönüllü ekipten İdris Eksilmez;
“Depremden sonra oluşturduğumuz sivil beş kişilik gönüllü ekibimizle Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta toplam 11 gün boyunca arama kurtarma çalışmalarında bulunduk. Hüzün, sevinç, çaresizlik, kızgınlık gibi duyguların en uç noktasını yaşadık. Orada yaşananların hiçbiri unutulacak gibi değil. O sıkıntılı süreçte hiçbir zorluğa aldırış etmeden mücadele eden ekip arkadaşlarıma, orada tanışıp kader birliği ettiğimiz diğer gönüllü kardeşlerimize, makina ekipman desteğinde bulunan gönüllü iş insanlarına ve gönüllü bir şekilde sorumluluğunu yerine getiren yetkililere teşekkür ederim. Allah bir kez daha bu acıyı yaşatmasın.”
Kahramanmaraş Ebrar Sitesi Z Blok’ta gönüllü görevli Manisa Soma Demirexport Fernas madenciliğinde çalışan Hasan Arif Özcan;
“Oraya gönüllü olarak giderken fazla can kaybı olmamasını temenni ediyorduk ama olmadı istediğimiz gibi… Artçı depremler devam ederken kendi canımızı düşünmeden orada göçük altında kalan insanlarımızı sağlam şekilde ailelerine teslim etmenin mutluluğunu hiçbir yerde yaşayamam. Türk halkı olarak birlik beraberliğin, yardımlaşmanın gücünü bir kez daha gördüm. Allah tekrarını yaşatmasın.”
Osman ve Melda artık yok. Gözünü bürüyen hırstan önünü göremeyen işgüzar müteahhit ve diğerleri yüzünden ne Osman ne de Melda artık hiçbir zaman 6 Şubat sabahına plan yapamayacaklar.
Ancak bu ülkenin, sabahına plan kurma hayalleri bile ellerinden alınan 53 bin 537 vatandaşına borcu var.
Sabahlara kurulan planları gerçekleştirmek için, deprem gerçeğini anlamak ve son nefesimizi verinceye kadar bu gerçekle yüzleşerek çözüm aramak binlerce Osman’a ve Melda’ya borcumuz.
Unutmamak yetmez, hatırlamak borcumuz…
Her yıl kadınlara yönelik birçok sorunun masaya yatırıldığı, birçok etkinliğin düzenlendiği, hediyelerin dağıtıldığı bir gün 8 Mart’ı bir kez daha geride bıraktık. Bazen problemlere çözüm bulunduğu bazen de kısır tartışmaların devam ettiği 8 Mart etkinliklerine katılım her yıl olduğu gibi bu yıl da
Son zamanların en fazla konuşulan konularından biri olan sokak hayvanları konusu birçok kez, farklı taraflarca ele alındı. Her taraf kendi düşüncesini savundu, bilinçli olanları karşı tarafın görüşlerini de dinleyip tarttı. Kısır tartışmaları bir kenara bırakarak bu yazımda bir tarafın savunuculuğun
Bugün büyük bir yıkımın altında kalan koca şehirlerin, küçük hayatların günü… Üzerinden tam bir yıl geçtiğine ne bizzat yaşayanların ne doğrudan şahit olanların ne de haberlerden takip edenlerin inanamadığı kara bir güne uyandık tam bir sene önce. 6 Şubat 2023 ülkemizin her ferdinin acı hatıralarl