Son zamanların en fazla konuşulan konularından biri olan sokak hayvanları konusu birçok kez, farklı taraflarca ele alındı. Her taraf kendi düşüncesini savundu, bilinçli olanları karşı tarafın görüşlerini de dinleyip tarttı. Kısır tartışmaları bir kenara bırakarak bu yazımda bir tarafın savunuculuğunu yapmak yerine arada kalanlara, çare arayanlara ve çarelere odaklanmak istiyorum.
Öncelikle konuyu detaylandıralım. Hayvanlar; yaşam alanları her geçen gün insanlar tarafından daraltılan, doğalarında olmayan değişimlere zorlanan canlılar. Yaşam için alanlara, yapılara ihtiyacımız var ve biz bu ihtiyacı giderdikçe karıncadan tutun kutup ayılarına kadar birçok canlının tabiatına etki ediyoruz. Bu sebeple konumuz var olmaları değil, nerede ve hangi şartlarda var olmaları gerektiği...
Özellikle köpeklerin saldırganlığı yönündeki haberler tedirgin ederken, bu tedirginlik insanları köpeklerin sokaklardan toplatılması hatta uyutulması talebine kadar sürüklüyor. Diğer yandan bir etki veya travmaya bağlı çok az köpeğin bu davranışı sergilediği, bu sebeple hayvanların oldukları yerde kalmaları gerektiğini düşünen insanlar da var. Bu iki talebin arasında kalan kesim ise hiç şüphesiz ki barınaklar.
İki taraf da mağduriyetin giderilmesi için adil bir çözüm beklerken bu sürede taleplerle baş ederek hem hukuka, hem sokak hayvanlarına, hem de mağduriyeti olan insanlara arada köprü olma görevini barınaklar üstleniyor.
Geçtiğimiz günlerde YeniDönem Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Serap Öztürk ile birlikte, Osmangazi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam Merkezi'ne, Osmangazi Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Ahmet Oğuzalp ve Ekip Sorumlusu Fatmanur Zaferoğlu'nun misafirliğinde bir ziyaret gerçekleştirdik. Sohbetimiz esnasında bu konuya dair görüşlerini de dinlemeye fırsat bulduk.
Oğuzalp ve Zaferoğlu, Osmangazi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam Merkezi'nin vatandaşların her türlü talebini karşılamaya çalıştıklarını, çözüm noktasında merkeze sokak hayvanlarını koyduklarını, sokak hayvanlarıyla ilgili karşı karşıya gelen her iki tarafa da sağduyu çağrısında bulundu.
Ziyaret esnasında olaya bir taraf olarak değil de barınakların gözünden yani yukardan bakma fırsatı buldum. Korumakla mükellef olduğumuz canlar ve bu canlar hakkında hayati önem taşıyan istekleri olan iki taraf, barınak yetkililerinden çözüm bekliyor.
Bir an için kendimi yerlerine koyup, böyle bir kriz durumunda taraflara köprü olup, bir yandan da can dostları korumaya çalışırken kendimi hayal ettim. Vicdanlı bir şekilde ve hayvan sevgisiyle bu işi yapmanın gerçek bir empati kurulduğunda ne kadar zor olduğunu sizler de tahmin edebilirsiniz.
Tabi bu durumda vicdan, hayvan sevgisi ve sorumluluk kilit kelimeler... Kestirip atmadan, can odaklı düşünerek çare arayanlar için gerçekten emek ve mesai isteyen bir durum. Çare ise diğer ülkelerin de sıklıkla uyguladığı ve otoritelerce hayvanları saldırganlıktan arındırdığı kabul gören kısırlaştırma işlemi.
Bu anlamda belediye barınakları aracılığıyla yönetilecek güçlü ve topyekûn bir kısırlaştırma ve rehabilitasyon seferberliği, her iki tarafın da isteğini karşılayarak can dostlara daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sunacaktır diye düşünüyorum.
Osmangazi Belediyesi ise bu işlemleri layıkıyla yapan nadir belediyelerden bir tanesi. Barınağa her gittiğimde can dostların ne kadar iyi bakıldığını, ne kadar güvende olduklarını bizzat görme fırsatı yakaladım.
Değinmek istediğim bir diğer konu ise geçtiğimiz gün sosyal medyada şahit olduğum bir konuşma... Hasta bir kedinin veterinere ulaştırılması için bir paylaşım yapılmış. Osmangazi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam Merkezi arandığı taktirde yaralı hayvanın bulunduğu adresten yetkililer tarafından alınacağını ve gerekli tedavilerin uygulanacağını ifade ettim.
Karşılığında gelen yorumlarda ne yazık ki araştırmaktan ve bilgi almaktan uzak, bir canlının yaşamına etki edebilecek kadar önyargılı bir yaklaşıma şahit oldum. Hafta sonu barınakta yetkili olmadığı iddiasıyla başlayan bir sürü yanlış yönlendirme ile ilan sahibi barınağı aramaktan vazgeçirildi. Ancak ziyaretimiz sırasında da yeniden teyit ettim ki Osmangazi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam Merkezi, 7/24 esasına bağlı ve hafta sonu nöbetçi olacak şekilde çalışan bir disipline sahip...
Aynı zamanda adresinden alınan yaralı hayvan için teslim eden adına tutulan tutanakla takip bile mümkün. Sokak hayvanlarını koruyacağız derken kulaktan dolma bilgiler ile kesin yargılara varılması belki de bir kedinin canına mâl oldu.
Elbette bu önyargının temelinde bazı barınakların vicdandan uzak çalışmalarının yer aldığı hepimizin malumu ancak gözümüze indirdiğimiz perdeyi aralamakla ve iş birliğiyle birçok cana sağlıklı bir yaşam sunabiliriz.
Dünyanın tek sahibinin biz insanlar olmadığının ve hayvanlar adına düşündüğümüz her şeyin onlar için tek doğru olmadığının bilincine vardığımız hep birlikte güzel bir gelecek umuduyla...